İskorpit Balığı Ne Zaman Çıkar? İzmir’de Bir Balık Muhabbetinin Gereğinden Fazla Büyüme Hikâyesi
Değerli Ttvinc okurları, bu makalemizde “İskorpit balığı ne zaman çıkar” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
İzmir’de yaşıyorsan bazı sohbetlerden kaçamıyorsun. Hava, trafik, boyoz fiyatı ve balık. Özellikle balık konusu burada insanların içine işlemiş durumda. Ben normalde arkadaş ortamında sürekli şaka yapan biriyim. Hatta bazen fazla yapıyorum. Geçen gün arkadaş “oğlum ciddi bir şey anlatıyorum” dedi, ben hâlâ kelime oyunu yapıyordum. Ama işte dışarıdan görünenle içeride dönen şeyler aynı değil.
Çünkü insan geceleri eve dönünce bir anda “Acaba hayatım nereye gidiyor?” diye düşünüyor.
Sonra sabah oluyor, kahkaha atıp kaldığı yerden devam ediyor.
Benim sistem böyle çalışıyor.
Her şey geçen ay Karşıyaka’da başladı. Arkadaşlarla sahilde oturuyoruz. Çekirdek, termos çay, gereksiz yüksek sesli kahkaha… Tam İzmir klasiği. Bir anda bizim Serkan ortaya hiçbir bağlam yokken şöyle dedi:
“İskorpit balığı ne zaman çıkar biliyor musunuz?”
Abi bak, soru o kadar beklenmedik geldi ki ortam üç saniye dondu. Sanki KPSS’de karşımıza çıkmış gibi birbirimize baktık.
Ben direkt savunmaya geçtim:
“Ben zaten çıkmasını istemiyorum kardeşim. Adı bile tehdit gibi. İskorpit ne? Marvel kötü karakteri mi?”
Millet güldü ama ben o sırada gerçekten düşünüyordum. Çünkü bu balığın tipi zaten bana hayatın sert taraflarını hatırlatıyor. Dikenli, agresif, hafif sinirli duruyor. Tam pazartesi sabahı insanı gibi.
İskorpit Balığı Ne Zaman Çıkar Diye Araştırırken Kendimi Sorgulamam
O gece eve dönünce normal bir insan ne yapar? Uyur.
Ben ne yaptım?
İnternette “İskorpit balığı ne zaman çıkar?” diye araştırmaya başladım.
Sonra olay büyüdü.
Bir saat sonra kendimi balık forumlarında buldum. Adamın biri “Kasım ayında daha lezzetli olur” yazmış. Altına başka biri “Hayır ocak daha iyi” diye tartışıyor. İnsanlar ciddi ciddi iskorpit için birbirine kafa tutuyor.
Ve ben gece 02.17’de yatağın içinde şunu düşündüm:
“Ben neden şu an bunu okuyorum?”
Ama bazı geceler beynin saçma konulara gereğinden fazla takılıyor. Benim beynim zaten normal çalışmıyor. Bir konuya girince bırakmıyor.
Bir ara annem odaya girdi.
“Oğlum uyumadın mı?”
“Anne iskorpit araştırıyorum.”
Kadın bana birkaç saniye baktı. O bakışta “Ben seni nerede yanlış yetiştirdim?” duygusu vardı.
Balıkçıyla Aramda Geçen Dünyanın En Gereksiz Ama En Önemli Diyaloğu
Ertesi gün Bostanlı tarafındaki balıkçıya gittim. Aslında niyetim sadece bakıp çıkmaktı ama içimde anlamsız bir merak oluşmuştu.
Balıkçı abi bağırıyor:
“Levrek taze! Çupra canlı gibi!”
Balıklar benden daha enerjik görünüyordu.
Sonra dayanamayıp sordum:
“Abi iskorpit balığı ne zaman çıkar?”
Adam bana şöyle bir baktı.
O bakış vardı ya… Hani öğretmenin “Bu çocuk derste neden bunu sordu şimdi?” bakışı.
“Sezonuna göre değişir kardeşim,” dedi.
Ben kafa salladım ama anlamış gibi yapıyordum. Çünkü bazı erkeklerin en büyük yeteneği anlamadığı şeyi anlıyormuş gibi yapmasıdır.
Adam devam etti:
“Çorbası güzel olur.”
Ben orada bir anda duygulandım.
Çünkü nedense yaş ilerledikçe insan “çorba” kelimesine farklı bakıyor. Eskiden pizza reklamına heyecanlanan ben, şu an iyi yapılmış balık çorbasını düşününce huzur hissediyorum.
Bu yaşlanmak mı bilmiyorum ama hafif korkutucu.
Arkadaş Ortamında Bilgiçlik Taslayınca Rezil Olduğum Gün
Bir hafta sonra yine arkadaşlarla oturuyoruz. Dedim ki:
“Bu arada iskorpit kış aylarında daha iyi olurmuş.”
Herkes sustu.
Bir özgüven geldi bana anlatamam. Sanki National Geographic belgeselindeyim.
Sonra bizim Emre dedi ki:
“Oğlum sen geçen ay ton balığıyla palamudu karıştırıyordun.”
İnsan bazen arkadaşlarını gerçekten seçemiyor.
Ben yine bozuntuya vermedim:
“Bilgi güncelleniyor kardeşim.”
Ama içten içe şunu düşündüm:
“Acaba ben neden gerçekten balık araştırmaya başladım?”
Sanırım mesele sadece balık değildi.
İnsan bazen kafasını dağıtacak bir şey arıyor. Kimisi spora sarıyor, kimisi meditasyona. Ben gidip iskorpit sezonu öğreniyorum.
Çok normal değil ama zararsız.
İzmir’de Balık Muhabbeti Futbol Tartışması Gibidir
Bak bunu net söylüyorum.
İzmir’de biriyle balık konusunda tartışmaya girersen çıkamazsın.
Adam sana “İskorpit şöyle pişer” der.
Başka biri gelir:
“Yok kardeşim sen hayatında gerçek iskorpit yememişsin.”
Bir anda ortam MasterChef elemesine dönüyor.
Geçen gün kahvede yaşlı amcaların tartışmasına denk geldim.
Birisi:
“İskorpit sabır işidir.”
dedi.
Abi balık mı tutuyoruz yoksa kişisel gelişim semineri mi belli değil.
Ama hoşuma gidiyor böyle şeyler. Çünkü insanların bir konu hakkında tutkuyla konuşması güzel geliyor bana. Dünya zaten yeterince sıkıcı.
İç Sesimle Sürekli Kavga Ediyorum
Ben dışarıdan bakınca rahat adam gibi görünürüm. Sürekli şaka yaparım. Ortamı neşelendiririm.
Ama yalnız kalınca beynim şöyle çalışıyor:
“Ya herkes bir noktaya gidiyorsa ve ben yerimde sayıyorsam?”
Sonra başka bir ses geliyor:
“Oğlum sen şu an iskorpit düşünüyorsun. Önce sakin ol.”
Gerçekten beynimde iki kişi var gibi.
Birisi komedyen.
Diğeri gece üçte tavana bakıp hayatı sorgulayan bir filozof.
İkisi de ben olunca doğal olarak yoruluyorum.
İskorpit Balığı Ne Zaman Çıkar Sorusunun Bende Açtığı Garip Kapı
Bazı sorular küçük gibi görünür ama insanda tuhaf şeyler uyandırır.
Ben mesela “İskorpit balığı ne zaman çıkar?” sorusundan sonra şunu fark ettim:
Uzun zamandır hiçbir şeyi gerçekten merak etmiyormuşum.
Hayat bazen otomatik pilota bağlıyor insanı. Sabah kalk, işe git, mesajlara bak, sosyal medyada gezin, uyu.
Ama sonra saçma bir konu bile seni yeniden heyecanlandırabiliyor.
Ben şu an iskorpit uzmanı değilim tabii ki. Hatta geçen gün barbunla karıştırdım. Balıkçı abi yüzüme bakıp iç çekti.
Ama mesele öğrenmek galiba.
İnsan yaş aldıkça yeni şeylere heyecan duymayı kaybetmek istemiyor.
Annemin Benimle Dalga Geçmeye Başlaması
Evde artık herkes benimle dalga geçiyor.
Annem mutfaktan sesleniyor:
“Oğlum bugün iskorpit çıktı mı?”
Babam gazeteyi indirip gülüyor.
Bir gün babam dedi ki:
“Sen küçüklükte dinozor seviyordun, şimdi balığa sardın.”
Gerçekten hayat çok garip.
İnsan çocukken T-Rex hayranı oluyor, büyüyünce balık sezonu araştırıyor.
Bir Akşam Sahilde Otururken Şunu Fark Ettim
Geçen gün Alsancak tarafında tek başıma yürüyordum. Hava hafif rüzgârlıydı. Deniz kokusu vardı.
Bankta oturup insanları izledim biraz.
Bir çift tartışıyordu.
Bir çocuk martılara simit atıyordu.
Bir abi telefonda bağırarak konuşuyordu:
“Ben sana dedim o arabayı alma diye!”
Hayat herkes için ayrı bir karmaşa.
Ben de elimde kahveyle otururken şunu düşündüm:
Belki de insanın tamamen düzene girmesi gerekmiyor.
Belki biraz dağınık olmak normal.
Belki her şeyi fazla düşünmek bazen kötü değildir.
Çünkü ben o düşüncelerin arasında komik şeyler bulabiliyorum. İnsanları güldürebiliyorum.
Ve galiba en sevdiğim şey bu.
Sonuç Olarak İskorpit Balığı da Hayat da Biraz Dikenli
Buna da Göz Atın: İskontoda KDV olur mu ?
Şunu öğrendim:
İskorpit balığı genelde soğuk dönemlerde daha çok konuşulan, daha lezzetli olduğu düşünülen bir balık. Çorbası övülüyor. Dikenlerine dikkat etmek gerekiyor.
Aslında tam hayat gibi.
Yaklaşırken dikkat istiyor.
Bazen can yakıyor.
Ama doğru zamanda güzel bir şeye dönüşüyor.
Şu an bunları yazarken yine arkadaş grubundan mesaj geldi.
Serkan yazmış:
“Bugün balığa gidiyoruz.”
Altına da eklemiş:
“İskorpit çıkarsa seni ararız uzman.”
Bak dalga geçiyorlar ama içten içe hoşuma gidiyor.
Çünkü insan bazen en saçma konular sayesinde hayata yeniden bağlanıyor.
Hem kim bilir…
Belki bir gün gerçekten iyi iskorpit yapan bir yer bulurum.
Belki hayatımı hâlâ çözemem ama en azından hangi balığın hangi ayda çıktığını öğrenmiş olurum.
Şimdilik bu da fena başarı sayılmaz.