Değerli Ttvinc takipçileri, bu yazımızda “Bap nedir psikiyatri” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz.
Bap nedir psikiyatri? (Ve Neden Bunu Duyunca Hepimiz Biraz “Hmm Acaba?” Oluyoruz)
İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu söyleyerek başlayayım: psikiyatri terimlerini ilk duyduğumda genelde iki şey oluyor. Ya “aaa mantıklı” diyorum ya da iç sesim hemen devreye giriyor:
“Sen de mi buraya geldin evlat?”
İşte Bap nedir psikiyatri? konusu da tam olarak ikinci kategoriye girenlerden. İlk duyduğumda sanki birisi bana gizli bir ajan kodu söylemiş gibi hissetmiştim. Meğer işin içinde o kadar da James Bondluk bir durum yokmuş… ama insanın iç dünyasında olan bitenler bazen CIA dosyası gibi karmaşık olabiliyor, orası ayrı.
Bap nedir psikiyatri? Basitçe ama sıkıcı olmadan açıklayalım
BAP, psikiyatride genelde Bipolar Affektif Bozukluk için kullanılan bir kısaltma. Ama hadi bunu düz bir cümleyle bırakmayalım çünkü düz anlatınca hayat zaten yeterince düz.
Bipolar bozukluk dediğimiz şey, kişinin duygu durumunun aşırı yükselip aşırı düşmesiyle karakterize bir durum. Yani bir gün:
“Dünyayı ben kurtaracağım, Mars’a da ben gideceğim!”
Ertesi gün:
“Ben çorap seçemiyorum, hayat çok zor.”
Arada da böyle “normal mod” var ama o modun süresi genelde Wi-Fi çekmeyen odadaki internet gibi: var ama güvenilmez.
İzmir usulü düşünelim
İzmir’de yaşıyorum ya, burada her şey biraz “rahat ama içten içe derin” gider. Mesela Kordon’da otururken bir arkadaşım şöyle demişti:
— “Ben bazen aşırı enerji doluyum, bazen de yataktan çıkmak istemiyorum.”
Ben de klasik İzmir zekâsıyla cevap verdim:
— “Abi bu hava durumu gibi, bugün esiyor mu ruh halin?”
Güldük ama sonra düşündüm… işte BAP tam olarak bazen böyle fark edilmeyen bir dalga gibi geliyor insanın içine.
Bap nedir psikiyatri? Günlük hayatta nasıl görünür?
Teoride anlatınca kolay ama gerçek hayatta işler biraz daha renkli.
1. “Aşırı iyi hissediyorum” dönemi
Bu dönemde kişi kendini:
Süper üretken
Sosyal
Enerjik
“Ben bu hayatı çözdüm” modunda
hisseder.
Bir arkadaşımı düşünün:
— “Kanka ben artık sabah 6’da kalkıp spor yapıyorum.”
— “Kaç gün sürdü?”
— “İki.”
İşte bu dönem bazen aşırı yükselmiş enerjiyle gelir.
2. “Hiçbir şey yapamayacağım” dönemi
Sonra sahne değişir.
Alarm çalar, kişi bakar:
“Hayır… bugün dünya beni hak etmiyor.”
Ve yatakla duygusal bir bağ kurulur.
Ben buna “çarşafla psikolojik ilişki” diyorum.
İç ses devreye girer
İç ses:
“Yapman gereken işler var.”
Ben:
“Evet ama ben yokum.”
İç ses:
“Sen neredesin?”
Ben:
“Enerji depom tatilde.”
Bap nedir psikiyatri? Aslında sadece “ruh hali” değil
Burada önemli bir nokta var. Dışarıdan bakınca insanlar bunu sadece “ruh hali değişimi” sanabiliyor ama konu bundan daha derin.
BAP dediğimiz şey:
Duygu düzenleme sistemi
Beynin kimyasal dengesi
Uyku düzeni
Enerji seviyesi
gibi birçok şeyle bağlantılı.
Yani “keyfim yok bugün” ile “bir süreliğine dünyam çok hızlı değişiyor” aynı şey değil.
Günlük hayattan sahneler: İzmir versiyonu
Şimdi biraz daha gerçek hayata girelim. Çünkü teoriyi herkes anlatır, önemli olan “kahve alırken bile iç dünyası çalışan” insanların hali.
Sahne 1: Kahve siparişi krizi
Baristaya:
— “Bir filtre kahve alabilir miyim?”
İç ses:
“Hayatını da filtreleyebilsen keşke.”
Ben:
“Bir de yanında küçük bir motivasyon verir misiniz?”
Barista:
“???“
Sahne 2: Sosyal enerji patlaması
Bir gün:
10 kişiye mesaj atıyorum, plan yapıyorum, buluşmalar ayarlıyorum.
Ertesi gün:
Telefonu sessize alıp “ben artık sosyal değilim” ilan ediyorum.
Arkadaş:
— “Neredesin?”
Ben:
— “Sosyal emeklilikteyim.”
Bap nedir psikiyatri? İnsan neden böyle hisseder?
Bunu anlamak önemli çünkü konu “gariplik” değil, daha çok “denge meselesi”.
Beyin bazen şöyle çalışıyor:
Enerji üretimi artıyor
Düşünceler hızlanıyor
Uyku azalabiliyor
Sonra tam tersi yavaşlama geliyor
Bu döngü dışarıdan bakınca “ruh hali değişimi” gibi görünse de içeride oldukça yoğun bir süreç yaşanıyor.
Arkadaş ortamı yorumları (en tehlikeli uzmanlık alanı)
Herkesin bir “psikiyatri diploması olmayan ama her şeyi bilen” arkadaşı vardır.
— “Sen çok neşelisin ya, bipolar mısın?”
— “Abi bugün keyifsizsin, kesin depresyon.”
— “Geçen gün enerjiktin, şimdi niye sessizsin?”
Ben buna “WhatsApp üzerinden klinik değerlendirme dönemi” diyorum.
Ama işin gerçeği şu: Bu tür yorumlar konuyu basitleştiriyor. Halbuki Bap nedir psikiyatri? sorusu böyle rastgele etiketlerle açıklanacak bir şey değil.
İç dünyada yolculuk: biraz mizah, biraz gerçek
Kendi iç dünyamı bazen şöyle hayal ediyorum:
Küçük bir ofis var, içinde 3 kişi:
Aşırı motivasyonlu yönetici
Sürekli endişeli analist
Yorgun ama gerçekçi çalışan
Ve sürekli tartışıyorlar:
Motivasyonlu olan:
— “Hadi yeni hayat kuruyoruz!”
Analist:
— “Veri yok, risk yüksek.”
Yorgun olan:
— “Ben çıkıyorum.”
İzmir güneşi bile bazen yetmiyor
İzmir’de güneş çoktur ama insanın içi her zaman güneşli olmuyor. Bazen sahilde yürürken bile zihnin içinde farklı bir hava durumu oluyor.
Bir yandan deniz, bir yandan:
“Acaba yarın ne olacak?”
Bap nedir psikiyatri? Yanlış anlaşılmalar
En sık yapılan hata:
“Bu sadece mod değişimi”
“Herkes böyle hisseder”
“Biraz disiplinle geçer”
Hayır. Bu konu bu kadar basit değil.
İnsan zihni bazen kendi ritmini kaybedebilir ve bu durum profesyonel değerlendirme gerektirir.
Ama önemli nokta şu: Bu bir “kişilik özelliği” değil.
Biraz da kendime güleyim
Ben mesela bazen şunu yapıyorum:
3 saat aşırı motive çalışıyorum
Sonra 2 gün “ben neden yaşıyorum?” modu
Sonra tekrar:
— “Tamam toparlandık, hayat bizden sorulur.”
Yani istikrar dediğin şey bende bazen Excel dosyasında kaybolmuş formül gibi.
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Ttvinc olarak “Bap nedir psikiyatri” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Son söz gibi değil ama iç ses kapanışı
BAP dediğimiz şey, yani Bipolar Affektif Bozukluk, insanın duygu dünyasında ciddi dalgalanmalarla kendini gösteren bir durum. Ama bunu sadece bir etiket gibi görmek yerine, daha geniş bir insan deneyimi olarak düşünmek gerekiyor.
Çünkü hepimizin içinde biraz dalga var. Kimi daha sakin, kimi daha fırtınalı. Önemli olan o dalgayı tanıyabilmek.
İç ses son bir şey söylüyor:
“Tamam güzel anlattın da şimdi çay içelim mi?”
Ben:
“Olur.”