23 Komando Tugayı Nerede Görev Yapıyor? Komando Olmanın Ciddiyeti ve Mizahi Yanı
İzmir’de yaşayan biri olarak, bazen sokakta yürürken, “Keşke bir komando olsam!” diyorum. Evet, belki biraz tuhaf ama düşünsene… Her gün yürüdüğüm o kalabalık caddelerde, biri gelip bana “Tugay, sen nerede görev yapıyorsun?” diye sorsa, kesinlikle “23 Komando Tugayı” cevabını vermek isterdim. Sonuçta, kim sevmez ki komando olmayı? Zor, eğlenceli, heyecan verici ve aynı zamanda… ciddiyet gerektiren bir iş. Hadi, biraz daha yakından bakalım 23 Komando Tugayı nerede görev yapıyor ve biz sıradan insanlar bu konuyu nasıl mizahi bir şekilde sorguluyoruz!
Komando Tugayı Nerede Görev Yapıyor? İzmir’in En Zorlu Sokakları mı?
23 Komando Tugayı, ormanın derinliklerinden dağ köylerine, aklınıza gelebilecek her türlü zorlu alanda görev yapıyor. İzmir’deki Komando Tugayı, “yeni nesil komando” hikayeleriyle dolu. Mesela, ormanda kaybolan bir grup çocuğu bulmak, bir dağa tırmanmak ya da kumanda panelini geri almak gibi zorlu görevlerle meşguller. Bir yandan da, şehre dönüşlerinde, aslında sadece sokaklarda yürürken bile “Vay be, biz de komando olabilirdik” dedikleri anlar olur. Ne de olsa, her zaman herkes bir komando kadar cesur olabilir, değil mi?
Peki, 23 Komando Tugayı nerede görev yapıyor? Evet, İzmir’de görevli olsa da, bu durum sadece İzmir ile sınırlı değil. Tugayın üyeleri, Türkiye’nin pek çok farklı noktasında, gerektiği her an, her türlü görevde yer alabiliyorlar. Hatta bazen öyle durumlar oluyor ki, “Bu adamın işi ne?” diye sorduğumda, “Komando!” diyorlar. Düşünürken bir an, “Bir komando, sabah kahvaltısını nasıl yapıyor?” sorusu da aklıma gelmiyor değil. Hani, çaylı tostla kahvaltı mı yapıyor, yoksa ormanda omlet yapacak kadar profesyonel mi?” diye düşündüğümde, “Neyse, herhalde işin ciddiyetini anlamam için biraz daha izlemem gerek” diyorum.
23 Komando Tugayı ve Şehir Hayatındaki Komik Bağlantılar
Bir komando, şehirde yürürken herkesin dikkatini çeker, değil mi? Şehirde bir taksici, “Burası İstanbul, burası İzmir değil, rahat ol!” diye bağırırken, bir komando da aynı şehirde “emir alırım” demiş gibi yürür. Bu, aynı anda hem komik hem de korkutucu. Neyse ki, İzmir sokaklarında genelde böyle bir ortam yok. Ama hayal ediyorum, “Keşke 23 Komando Tugayı’na katılmak gibi bir fırsatım olsa!” diye, her geçen gün farklı görev yerlerinde yer alacak bir komando gibi hissediyorum. Hatta bazen, “Bugün hiç komando gibi hissetmedim” diye üzülüyorum. Gerçekten bazen hayat, komando gibi ama hiç komando değiliz gibi bir duygu yaratabiliyor. Bu, belki de komando olmanın değil, “sürekli her yerde olmak” duygusunun etkisi.
İç sesimden duyuyorum: “Neden 23 Komando Tugayı’nın yerini öğrenmek istiyorsun? Bilmediğin her şeyin cazibesi var mı?!” Cevabım çok basit: Komando Tugayı bir güç simgesi gibi geliyor. Belki de güç, sadece bir kıyafetten ya da askerlik görevinden gelmiyor. Ama her an bu tür bir soruyu kafamda döndürerek, kendi içimde de bir komando ruhu yaratmayı deniyorum. Çünkü herkesin bir cesaret ölçüsü vardır, değil mi? Kimisi sokakta caddede yürürken, kimisi dağda tepelerde.
23 Komando Tugayı ve Adrenalin: Ama Gerçekten Nerede Görev Yapıyor?
Komando olmak dedikçe, hayatın karmaşasında birdenbire askeri eğitim, zorlayıcı görevler ve dev bir görevin sorumluluğu gibi derin düşüncelere dalıyorum. Kafamda beliriyor: “Bir komando gibi nasıl daha hızlı koşabilirim? Koşarken ceketimi düşürmemek için hangi teknikleri kullanmalıyım?” Gerçekten, günlük hayatımda hızla koştum, ama bu hız beni hiç memnun etmedi. Belki de 23 Komando Tugayı’nın izlediği eğitimde, sadece hız değil, aynı zamanda strateji ve zeka da var. Komando olmak sadece kas gücüyle değil, aynı zamanda sağlam bir kafa yapısıyla da ilgili.
23 Komando Tugayı’nın görev yerleri, sadece sıradan dağlar ya da ormanlar değil. Bu görevler, bölgesel ve ulusal güvenlik açısından da kritik. Bir yerde, bir çatışma ya da zor bir durum varsa, 23 Komando Tugayı hemen orada. Bu yüzden, komando olmanın sorumluluğu bir yana, sürekli tetikte olmak da başka bir mesele. Bir an bile durmamak, görev yerinden bir an bile sapmamak gerek. Yani, aslında düşündüğümde, “Bir komando olsam nasıl yaşardım?” sorusunun cevabı biraz daha “hiçbir zaman durmamak” olurdu. Düşünsenize, İzmir’de komando olmak, her an şehri korumak gibi bir şey. Görev sürenizin neredeyse tamamı da bu şehirde, ama yine de bir an bile yerinizden kıpırdamamanız lazım. Şehirde, dağda, evde ya da ofiste – her yerde hazır olmalısınız!
Sonuç: Komando Olmak ve Hedefe Gidip Gelmek
Sonuç olarak, 23 Komando Tugayı’nın nerede görev yaptığı sorusu, bir yandan cevaplanabilirken, diğer yandan hiç de basit değil. Komando olmak, bulunduğun her anı bir görev bilinciyle yaşamak demek. Her ne kadar ben şehrin gürültüsüne alışmış bir ofis çalışanı olsam da, bazen bir komando gibi hissetmek, hayatı daha farklı yaşamak isterdim. Zaten, günlük hayatta da, bazen işleri yaparken biraz “komando gibi” hissetmek insana güç veriyor. Bu yazı belki de biraz bana, biraz da sizlere komando olma ruhunu hatırlatmak için… Komando olmak, aslında hepimizin içinde var olan bir güç ve cesaret meselesi. Hani belki de hepimiz, 23 Komando Tugayı’nda birer görevli olsaydık, çok daha farklı bir hayatımız olurdu. Ya da… belki de hepimiz zaten komando gibiyiz, farkında bile olmadan!